Çerez Tercihlerinizi Seçin

Sitemizde size en iyi hizmeti sunabilmek için çerez kullanılmaktadır. Detaylar için Çerezlere İlişkin Adınlatma Metni'ni inceleyebilir veya çerezleri özelleştirebilirsiniz.

İçindekiler

    Evli çiftler çocuk sahibi olduktan sonra geri döndürülemez bir süreç olan ebeveynlikle tanışmış olurlar. Doğada yavrular, büyük ölçüde anne tarafından şekillendirilen ve çok uzun bir süreyi kapsamayan, bütünüyle hayatta kalma ekseninde bir gelişime tabi olduktan sonra, başlarının çaresine bakmak zorunda kalırlar. İnsan yavrusunda ise durum bambaşka bir şekilde evrilmektedir. Biyolojik olarak anne karnında gelişimi tamamlanmadan hayata gözlerini açan yavrular, (normal şartlarda) hayatta kalma problemi yaşamadan, uzun bir bağımlılık evresiyle gelişimlerini sürdürürler. Doğada kültür üretebilen tek canlı insan olduğu için, insan yavrusunun gelişimi somut yaşam pratiklerinin içselleştirilmesinin ötesine geçmektedir. Doğadan gelen dürtüsel davranışlar, eğitim dediğimiz aslında kültürlenme de diyebileceğimiz bir süreçle, daha da istendik bir yöne evrilir. Örneğin; çocuk önceleri elleriyle pasta yeme davranışı sergilerken, çatal kullanmayı öğrenmesi eğitimle gelen bir kültürlenmedir. Çocuklar, bu kültürlenme evrelerini yavaş yavaş, somuttan soyuta doğru olacak şekilde içselleştirmeye başlarlar. Bebekler, gözlerini hayata açtıktan sonra normal şartlarda ebeveynleriyle kültürlenmeye başlarlar. Dolayısıyla doğru, yanlış, faydalı, kabul edilebilir, olumlanabilir olanı da bilinçsiz bir gözlemleme ve taklit yoluyla öğrenirler. Burada altı çizilmesi gereken nokta her davranışın bireyde bir karşılığı olacağıdır. Örneğin, erkek çocuklarının babalarını tıraş olurken izlemeleri ve taklit etmeleri, kız çocuklarının annelerinin makyajını izlemeleri ve taklit etmeleri üzerinden gidelim. Çocuklar bu davranışları ilk başta sadece taklit ederken, daha sonraları zihinsel gelişimleri ile bu davranışlarının bağlamlarını da fark etmeye başlarlar. Davranışın sıklığı ve hangi işleve karşılık geldiği zamanla çocuğun zihninde bir kültür örüntüsü meydana getirmektedir. Bu yüzden ebeveynlerin rol model olmalarının niteliği oldukça önemlidir.

    Çocukların, belli bir zihni olgunluğa erişmeden her davranışı anlayamayacağı düşünülür. Bu kısmen doğru olsa da eksiktir. Çocuklar her davranışın altında yatan kritiği yetişkinlerin anlam dünyasından anlamasalar bile, davranışların kendi hayal dünyasında bir karşılığı olabilir. Yani çocuklar şahit oldukları her davranışa bir anlam getiremeseler bile, o davranışı kendi dünyalarına göre dönüştürüp anlama eğiliminde olurlar. Bu yüzden özellikle de 12 yaşına kadar olan çocukların yanında davranışlara ve konuşmalara dikkat edilmelidir. Eğer ebeveynler dozu yüksek bir şekilde tartışıyor ve agresif davranışlar sergiliyorsa, çocuklar, demek ki tartışmalarda agresif davranış sergilenebilir şeklinde bir içselleştirme gerçekleştirebilir. Ya da tam tersi şekilde ebeveynler yaşanan çatışma durumlarını yapıcı şekilde çözüyor ve bu tartışmaları bir fırsata dönüştürebiliyorsa, çocuklar şahit oldukları bu durumu istendik şekilde içselleştirebilir ve çatışmaların çözülebiliyor oluşunu içselleştirebilir.

    Sonuç olarak eğitim, somuttan soyuta doğru gerçekleşen bir kültürlenme sürecidir. Özellikle de çocuklar, erken çocuklukta gözlem ve taklit yoluyla davranışları, olaylar arası bağlamları, sembolleri daha net şekilde ebeveynlerinden öğrenirler. İyi rol model olma konusunda başarılı olan ebeveynlerin kültürlenmeye büyük etkileri olacağı çok açıktır.

    İstanbul
    Online Görüşmeye Uygun

    ... Daha Fazla Gör



    Uygun saat bulunamadı. Başka tarih seçiniz.